hep yaptigim seyler var

hergun yaptigim seyler

hep yapinca

aslinda ne yaptigimi

unutturan seyler.

kizima bugun sanki ilk kez gormusum gibi baktim.

bi soru

teyzem filmindeki gibi.tum kagitlara pecetelere yazdim.cekmeceler tasti, defterler doldu ama hic icimden gelmiyor artik birseyler daha karalamak.yazi yazmak bu kadar zorlasinca mi
gercekten yasamaya basliyorsun, yoksa; hayat -hafif ve dalgasiz gorunup- aslinda zorlasinca mi yazi yazmayi birakiyorsun?
hicbirzaman istanbul olamayacak bir sehirde yasiyorum.
biraktigimdan fazlasi yok geride/ne kadar sallarsam basimi/o kadar koseye sIkIsIyorum.
evet demekte hicbir zaman zorlanmadim/
hayir'larima seni ariyorum.

enis tek...

bazen bir anahtar oluyordu hayatımız / bilmeden bir kapı arayan / bazen kilitli bir hal alıyorduk / yanlış anahtarlarla acıyan.

manik depresif dostluk halleri.

dun bir dost canimi acitti. bugun halen onunla konusuyorum icimden.manik depresif dostluk halleri.telefonu kapattim.onunla konusmayi kapatamadim .bulasik yikadim, konustum.camasir astim, konustum.mutlu bebegim ile bahcemize yuva yapan kusu seyrettim, konustum. konusmalarim taa buraya tasti.yine de yazacagim birseyler.ne olursa olsun. dostsun; bunu biliyorum. bir zamanlar en buyuk kavgam kendimleymis. seninle de etmisim. kendime bile faydam yokken; sana vefasizlik etmisim.uzgunum.kalpten uzgunum ama bunun faydasi yok.seninle icimden konusuyorum ama aslinda ben de kendimi daha çok anlatmak istemiyorum. Bu durumda da tekrar başa dönüyorum. bana verdiklerin icin,benim icin yaptiklarin icin,dostum oldugun icin kuru bir tesekkurden fazlasi gelmiyor elimden. hoscakal diyemecegim,gorusuruz de denmez.boyle bitsin en iyisi.
not.bugun,dogum gunum icin yolladigin;memleket kokularini tasiyan paketim geldi.aci bir tesaduf.paketi almaya giderken ve aldiktan sonra basima turlu can sikici aksilik geldi.en son olarak paket komple evin onundeki oldukca derin cukura dustu. daha dogrusu kendini o cukura firlatti. birkac kisinin seferberligi ile kotumu da yirtarak delikten cikardim.her ikimizin de witch damari tuttu korkarim ve enerjiler pakette patladi. paket benden, ben paketten korktum. velhasil tum bunlarda gayri olarak; cok tesekkur ederim ozenerek yolladigin herbir parcasi icin...

cocugun var mi?

derdin var derler dogru. ama boyle derde can kurban.
sadece birsey var rahatsiz edici olan ve
bu ara ozellikle hep basima gelen;
telefonda bir can dost ile konusurken veya birseyler yazmaya calisirken, kagida ya da bilgisayara
mumkun degil olmuyor;yapamiyorum cunku benim kuccucuk kizim bunu bir sekilde engellemeyi hep basariyor.telefon kordonu ile kendini boguyor veya kalemimi durtuyor veya tuslara bir sekilde ulasip yazdiklarimi ohkdhutrfhghpp sekline donusturuyor! gecen gun arkadasima yazdigim dogumgunu kartinin zarfini yedi ve tam karti mideye indiriyordu ki yakaladim! ama genelde zafer hep onun...
bence biliyor; o an, ondan daha cok yogunlastigim her ne varsa ondan beni koparmasi gerektigini.
ve
basariyor!
Mor bir kelimedir renk degil.

sanirim ruyalarim,hep ayni kokan

ayni renk ve ayni yalniz umarsizlikla

sabahlari yogun bosluk duygusunun;geceligimdeki desenler kadar tanidik gorundugu bir gune baslatir beni.

aklima dusersin buyuk patirti cikararak.

GOC

Kis sehrine kiz kacirdik.
Hep kacirdik gerdeginden GERCEGi.
ve geldik iste son'una
sehrin kapilari acilmayacak bir daha.
Yeniden baslamiyor hicbirsey
Yenisi olmayan OLUM, hep ayni.
ayni son'la kavruluyor hislaniriniz.
Bu son aksamin ve cirpinan yureginde habis cikti yalnizligin.
Bekleyenler bilmiyor:
tanrinin verdigi hayatin
kapanmaz yarasi.
KIS SEHRI
KAPILAR ve senin
karanligin...
3/07/1996
zincirliKUYU

YOKSUNluk krizi.

Yorgunlugum ufalmis.

Gozlerimde; siyahin en koyusunda ucan bir beyaz marti.

Hatirladigimi 'umursamazken' ;

yitirdigimi bilemeden bir KIS uykusu daha sectim omrum'e.

Uykunun labirentlerindeyim. Her cikista bir HUZURSUZ KEDI.

Icime yaslaniyorum usul usul. Zihnim

kani'yor.

Karda yanan ates isitiyor ama eritmiyor; BEYAZ'imi.

Unutuyorum BILMEDIKlerimi de.

Avuclarimda SIKTIKCA hayat denen KARTOPUNU

Yasamin ISLAKLIGI ellrimi YAKIYOR.

sevisme geceyle.

toprak olursam...

11 hazin-ran 1995

sevdigim seyler

ustu acik arabanin
arkasinda gitmek
ruzgar yalarken yuzumu
yalamak hayatin ensesini
bol dalgali denizin
ustunde giden teknede olmak
mumkunse en ucuna oturup
degdirebilmek ayaklarimi suya
bir batmak
bir cikmak.
hep icinde olmamak denizin
yalamak sadece
arada bir.
bu yalama durumu
neden bu kadar zevkli
anlayabilmis degilim...

gym-nastik!

cok kostum

cok terledim

bakarken catisina evlerin

gordum kuslari tepesinde evlerin

sanki terimden iciyordu kuslar.

kuslar,kuslarrr.

cok tanidikdi.yuzleri.


ay'in en karanlik yuzu.
artik uzun cumleler kuramiyorum
cunku sahip oldugum zaman cok kisa
biseyler
yazmak
ve birseyi
anlatmak
-----icin.
genclere birsey anlatamama nedeni
nedir buldum.
yaslandikca bayatlasiyoruz.
cunku kuru bir somon ekmek gibi
olunca, cok iyi biliyoruz
firinin icindeki atesin
hep taze tutamayacagini
bisey
leri.
---firindan yeni cikmis; nemini kaybetmemis; o tazecik ekmege---ithafen.
bu ara hep ayni his asili kaliyor icime:
cocuklugumu hatirladigimda
bitmeyen uzun
bir yaz
tatili gibi geliyor omrum.
ama,
-o zaman da hep oldugu gibi-
bos bos oturmusum butun yaz.
bitirmedigim
odevlerim var.
oysa
kala kala
3-5
gun
kalmis
sayili omurden.

kendimi bir bardak gibi hissediyorum.
ne kadar ve ne ile
dolarsam dolayim
yarisi
ille de
BOS.
bir gece ansizin neden oldugunu bilemedigim bir his ile google adsense uyesi oldum.
acaba olur da zengin eder mi beni sandim? yok o kadar abartmadim--belki uc-bes demisimdir o kadar. gel zaman git zaman unuttum onu. ve birden farkettim ki
soz!--lesmesinde 'bloga uygun reklamlar' gorecegimiz iddia edilen
bu reklam/pazarlama uygarligi; sayfama : 'bigbag uretmekteyiz', 'celik tel pazarliyoruz'
reklamlari koymus!
oy anam oy oy
anlasilamamaktan dert yanan her kim varsa artik dertlenmesin

saglam kafa ve saglam vucut meselesi
bir klise gibi dayatildigindan uzun sure;
okulda ozellikle ant icer gibi tekrarlana tekrarlana,
soylenegeldiginden beri icim sismis olmali ki;
farkina varmadan bir anarsi gelismis icimde.
kafayi saglam edecegime sadece 'iyi' etmisim uzunca bir sure.
dagitmisim ortaligi
ancak toparliyorum.
sabahlari 7 de ziplayip yataktan;
kosmaya,
yuzmeye,
atlamaya,ziplamaya
hop-hop-hoplamaya
giden bu kadin;
benim bildigim biri degil hic.
ama cok seviyorum onu.
bozmayacagim hevesini...
anne olunca sarhos olmayi unutuyormus insan.cok istesen bile
cok icsen bile
cok uzun sure icsen bile;
olamiyorsun.

aslinda artik, tam da su an, tam anlamiyla 'kendi' hayatima devam ediyorum ama bakinca uzaktan sanki odunc almisim gibi...anlamadim ki. niye ki?
yillarca ictim seni
winston.
balanced blue
hep mi yazardi uzerinde de ben gormedim?
dengeli huzun durumu.
bende huzursuz ayak sendromu var.
gece olunca; huzursuzsam ve yataktaysam.
ayagimin birini, istemim disinda sallayip duruyorum.
ya da soyle diyebilirim; oyle cok istiyorum ki sallanmayi
ayagim huzursuzca sallanirken huzur buluyorum...
mutluyuz galiba boyle.
tanimlamaya calismayalim iyisi mi.

hayatin rutini.


sabah 5'te biberonda sut.
sabah 7'de gebersen de yeniden uyanma.
kizinin surati ile guzellesen dunya.kahvalti.
oglene ezme sebze.tuzsuz.
hayatin tadi tuzu bebegim.
o uyurken bulasik,yemek vesaire.
uyaninca east barnet sokaklarinda gezmece.
ayni sokak.kaldirimin hep ayni tarafi.
ayni market.ayni donus yolu.
bazen macerasina bilmedigimiz sokaklara girmece.
bilmemece yok. hersey ayni cunku.benziyor sokaklar da.
parkta sut ve meyve.
aksama ezme sebze ve kofte.
hayatin rutini.
kizimin potini.hic ayaginda durmayan.
ben giydirdikce cikan-cikarilan model.
mutluyum yeniden giydirirken.
hayatin rutini.
kizimin elleri.op op doyulmayan...